CAPSICUM ANNUUM L.
CAPSICUM ANNUUM L.
Capsicum Yunanca kapsül anlamındaki capsicus
sözcüğünden gelir. Annuum bitkinin bir yıllık olduğunu belirtir. Biber
sözcüğünün Sanskritçe pippali sözcüğünden değişerek Türkçeye geçtiği ileri
sürülmektedir. Anadolu’nun bazı yerlerinde kırmızı bibere şibyi, şibzi, issiot,
isot veya usot denmektedir.
Kırgız Türkleri ve Özbek Türkleri bibere murç,
kırmızı bibere kızıl murç demektedir. Türkmen Türkçesinde biberin karşılığı
burç, kırmızı biberin karşılığı ise gızıl burçtur. Anavatanının Orta Amerika
veya Güney Amerika olduğu sanılmaktadır.
Biber, tarımı yapılan en eski bitkilerden
biridir. Meksika’daki araştırmalar kırmızı biberin günümüzden 9 bin yıl önce
tüketildiğini göstermiştir. Güney Amerikalıların MÖ 3000 yılında biber tarımı
yapmaya başladıkları sanılmaktadır. Biberi ilk olarak 1514’de, Kolombus
Amerika’ya 2. Kez giderken beraberinde giden İspanyol hekimi Alvarez Chanca
İspanya’ya getirmiştir.
Kırmızı biber Kuzey Amerikalı Kızılderililer
tarafından ilaç olarak kullanılmaktaydı. Başlangıçta süs bitkisi olarak
yetiştirilen biber kısa sürede Avrupa, Asya, Afrika Çin, Japonya ve Filipinlere
yayılmış ve yetiştirilmeye başlanmıştır. Macarların biberi 17. Yüzyılda Türkler
aracılığıyla tanıdıkları için bibere Türk biberi demiştir. Macarlar biberi
tanıdıktan sonra farklı türlerini üretmiş, 20. Yüzyılda paprika adıyla
Avrupa’da yaygınlaşmasını sağlamışlardır. Biber Çin’de başlangıçta ilaç olarak
kullanılmıştır, ancak günümüzde daha çok baharat olarak ve çocukları parmak
emme, tırnak yemeden caydırmak amacıyla da kullanılmaktadır.
Ayrıca iştah açıcı ve sindirim kolaylaştırıcı
olarak ve romatizma tedavisinde yararlanılmaktadır.
Tıbbi Nitelikleri: İştah açıcı, yatıştırıcı,
uyarıcı. Biber bağışıklık sistemini güçlendirir,
Biber bağışıklık sistemini güçlendirir, tromboza
karşı korur, midedeki mukoza tabakasını uyarır, mide ve bağırsaklardaki
mikroplara karşı etkili olur sindirimi harekete geçirir. Araştırmalar biberin
mide bezelerini etkileyerek daha fazla asit üretmesini sağladığını ve mide
iltihapları önlediğini göstermiştir. Kırmızı bibere acılığını veren kapsaisin
adlı madde deri üzerinden kan dolaşımına karışarak eklem ağrılarını eklem
ağrılarını ve zona hastalığının neden olduğu sancıyı dindirir. Kapsaisin
romatizma, siyatik nöralji, sırt ağrısı ve lumbagoya karşı genellikle dıştan
uygulanan ilaçlarda kullanılır. Kapsaisin ağrı dindirici bir maddedir. Ciltte
iltihaplanmaya neden olmaz. İçten kullanımda baş ağrısı ve migrende damarları
genişleterek kan akımının artmasını, ağrırının kesilmesini sağlar.
Ancak bu durumda acılık oranı çok yüksek olan
biber yenmelidir. Kapsaisin ayrıca kaşınmayı ve sedef hastalığı şikatyetlerini
de dindirir. Latin Amerika yerlileri sancıyı kesmek amacıyla kırmızı biberi
ezerek kırıklara ve sıyrıklara bağlanmaktadır. Kırmızı biber bağışıklığı
güçlendirir, damarları korur, konsantrasyonu güçlendirir, yüksek tansiyonu
düzenler ve zayıflamaya yardımcı olur. Ayrıca migreni önleyici özellikler
göstermektedir. İçerdiği C ve E vitaminleri, karotenoidler ve flavonoidler
sayesinde vücudu serbest radikallere, dolayısıyla kansere karşı korur. Bibere
parlak kırmızı rengini veren flavonoidler, luteolin ve bitkisel boyaların
vücudu kanser, kalp ve kan dolaşımı hastalıklarından korur.
Kullanıldığı Yerler: Damar sertliği, baş ağrısı
iştahsızlık kusma, lumbago, migren, nöralji romatizma, saç dökülmesi, siyatik,
solunum organları hastalıkları, donma.
Botanik: İspanya’dan Afrika’ya oradan da
Türkiye’ye gelen biberin ülkemizde çeşitli türleri yetiştirilir. Baharat olarak
Urfa, Maraş, Bursa ve Kayseri çevresinde tarımı yapılır. Bugüne kadar 50’ye
yakın türü yetiştirilmiştir. Sıcağı ve bol güneşi sever. Baharat olarak yetişen
türü kuru toprakta daha iyi gelişir. Bir yıllıktır, boyu 60 cm’e kadar uzar.
Açık kahverengi kazık kökünün birçok yan kökü vardır. Dikine çıkan gövde
yeşildir. Bitkinin üst tarafı çok dallı, alt tarafı odunsudur. Uzun saplı
yaprakların büyük bir bölümü mızrak biçimli, bir bölümü de elips biçimlidir,
sivri uçludur. Kenarları düz veya hafif dalgalıdır. Yaprak koltuklarından çıkan
kalın saplı çiçekler aşağı doğru eğiktir. Sıcaklığa bağlı olarak haziranda
açmaya başlayan sarımsı çiçekler, sonbaharın sonuna kadar açar. Meyveler farklı
büyüklük ve biçimdedir. Çoğunlukla meyvesinin biçimine göre adlandırılır.
Nelerinden Yararlanılır: Meyvesinden ve
tozundan yararlanılır.
Toplanması ve Saklanması: Meyveler tam
olgunlaştıklarında toplanır. Tam olgunlaşan meyveleri koyu kırmızı ve
parlaktır. Uzun iplere dizilip asılarak kurutulur. Genellikle toz durumuna
getirilip hava geçirmeyen kaplarda, nemden korunacak biçimde saklanır.
Kokusu ve Tadı: Meyveler kokusuzdur. Tası
acıdır. Özellikle tohumlar ve damarlar çok acıdır.
Yan Etkileri: Kapsaisain zehirli olmamasına
rağmen uzun süre ve çok tüketildiğinde mide ve bağırsaklarda iltihaplanmalara
neden olur, hemoroidi azdırır. Dişi ağrıyanlarında yememesi önerilmektedir.
Eğer kırmızı biber mide ve bağırsaklarda
rahatsızlığa neden oluyorsa üzerindeki zar soyulduktan sonra yenmelidir. Midesi
duyarlı olanlar yeşil biber yerine kırmızı biber yemelidir. Yeşil biber önce
sararır sonra kırmızılaşır. Kırmızı biber tam olgunlaşmış biber. Tadı ve
aroması daha güzel, sindirimi daha kolay, vitamin oranı daha yüksektir. Sarı
veya yeşil olarak koparılan biber olgunlaşmaya devam etmez. Deriye bağlanan
yüksek orandaki kapsaisin deride su kabarcıklarının oluşmasına neden olur.
Kırmızı biber, yüksek tansiyon için kullanılan ACE inhibitörlerinin neden
olduğu kuru öksürüğü artırır. Bu tür ilaçları kullananların kırmızı biber
yememeleri gerekir.
Kullanma Biçimleri: İçten ve Dıştan Uygulanır.
Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Kurutulup toz
haline getirilmiş meyvesinden yararlanılır. Kuru biber önceden çuvala konup
dıştan ayakla ezilerek veya büyük tahta havanlarda dövülerek toz durumuna
getirilirdi. Günümüzde modern değirmenlerde öğütülmektedir. Biber tozunun
acılık derecesini biber öğütülürken içine karışan tohum ve biberin ara
bölmelerinin oranı tayin eder. Ara bölmeleri ve çekirdekleri temizlenip
öğütülen kırmızı biberden tatlı biber tozu elde edilir. İçine, suda yıkanarak
acıdan arındırılmış tohumlar da karıştırılır. 100 kilo öğütülmüş toza 45 kilo
acıdan arındırılmış tohum tozu karıştırılır. 100gr tatlı biber tozunda 6-8 mg
kapsaisin bulunur. Kapsaisin oranı biberin acılığını belirler. 100 gramında
12-14 mg kapsiasin olan biber az acıdır. 100 kilo tatlı bibere 75 kilo yıkanmış
ve öğütülmüş biber çekirdeği karıştırılarak yapılır.
Orta acılıktaki kırmızı biber tozu portakal
kırmızısı rengindedir. İçine yıkanıp öğütülmüş biber tohumu ve öğütülmüş ara
bölümler de katılır. 100 gr orta acılıkta biber tozunda 15-25 mg kapsaisin
vardır.
Acı kırmızı biber tozu için biber, ara
bölmeleri ve yıkanmamış biber çekirdekleriyle birlikte öğütülür. 100 g acı
kırmızı biber tozunda 80-100 mg kapsaisin vardır. Acı bibere yıkanmamış biber
tohumu ve ara bölme eklenerek tozun içindeki yıkanmamış biber tohumu ve ara
bölme oranı artırılabilir. Bu çok acı kırmızı biber tozunun 100 gramında 250 mg
acı kapsaisin vardır.
İçindeki Bazı Maddeler: %90-92 oranında su,
kapsaisin karotenoidler, sitrin, ksantofil, kapsorbin, kriptoksantin, kapsatin,
A, B1, B2, B3, B6, C ve E vitaminleri, folik asit, flavonoidler, bitkisel
boyalar, luteolin, eterli yağ, madenler (demir, çinko, kalsiyum, magnezyum,
manganez, potasyum, sodyum), kolesterol, karbonhidratlar, selüloz, yağ,
albümin. 100 g biberde 11 mg kalsiyum, 12 mg magnezyum, 177 mg potasyum, 138 mg
C vitamini vardır.
.png)








0 yorum: